Çapek, Karel, Bahçıvanın Bir Yılı, 6.45 Yayınları,
İstanbul, Ocak 2013, ISBN: 9786055150037
Bendeniz, Çapek'in Semenderlerle Savaş kitabına
bayılırım, elinde Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ya da Biz gördüğüm herkese de
tavsiye ederim. Kendisi, bir distopyayı dahi mizahla ele almasıyla Çeklere ve
garip mizah anlayışlarına ilgi duymama vesile olmuştur. Bu eserini de görür
görmez kaptım, okudum. Çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim, lakin bahçe işinin,
daha doğrusu bir kaç metrekarelik bir alanda tanrı rolü oynamanın bir hayli
metaforik olduğunu öğrenmiş oldum.
Siyasi tarih çalışmalarının büyük bölümü temelinde
"neden diğer ülkeler İngiltere gibi olmadı?" sorusunu barındırır,
sorar ister istemez; aşağıda çok alakasız bir eserden, neredeyse tam bir cevap
var bu soruya
Mesela ufak yeşil çimenleri ele alalım; eğer tohumlarını doğru düzgün ekerseniz ve serçeler yemezse, iki gecede boy verir ve altı hafta içerisinde onu budamanız gerekir, yine de İngilizlere özgü çimen görüntüsü vermez. Bu tür için de elimde mükemmel bir tarif var. Şehir dışında yaşayan “bir İngiliz beyefendisinin,” tarifi. Hikaye şu: Amerikalı bir milyoner bu İngiliz beyefendisine gider ve “Bayım, eğer bana bu mükemmel, her daim yeşil, bu boyda bir İngiliz çimenini yetiştirmenin sırrını söylerseniz size istediğiniz kadar para veririm,” der. “Oldukça basit,” der İngiliz centilmen. “Toprağın gerektiği kadar derin kazılmış olması lazım, toprak verimli ve gözenekli olmalı, yapışkan olmamalı, çok kalın ya da çok ince de olmamalı; ayrıca iyi düzleştirmelisiniz, masa gibi; sonra tohum ekip, zemini iyice kabartmalısınız; her gün sulayacaksınız, çimenler boy atınca her hafta budayacaksınız; sulama, püskürtme günlük yapılacak ki nemli kalsınlar ve bunu üç yüz yıl yaparsanız benimki gibi çimenleriniz olur.” s. 149- 150
